Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında TR33 Bölgesi’nde (Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa ve Uşak) belirlenen öncelikli yatırım alanlarına yönelik başvuru süreci tamamlandı. Program kapsamında bölgeden toplam 42 başvuru alınırken, başvuruların toplam yatırım taahhüdü yaklaşık 12 milyar TL’ye, öngörülen istihdam ise 2 bin 36 kişiye ulaştı.
Başvurular; jeotermal sera yatırımları, iklimlendirme ve beyaz eşya ekipman üretimi, tekstil ve deri atıklarından katma değerli ürün üretimi, maden işleme sanayi, termal ve sağlık turizmine yönelik konaklama tesisleri gibi stratejik alanlarda yoğunlaştı. Özellikle jeotermal kaynakların tarım ve turizmle entegre edildiği projeler dikkat çekti.
Program kapsamında en fazla başvuru, “asgari 20 dekar entegre jeotermal sera tesisi” yatırım konusu için gerçekleştirildi. Söz konusu alanda yapılan 11 başvurunun toplam yatırım büyüklüğü 3,16 milyar TL olarak hesaplanırken, 559 kişilik istihdam oluşturulması öngörülüyor. Böylece jeotermal sera yatırımları hem başvuru sayısı hem de istihdam etkisi bakımından öne çıkan alanlardan biri oldu.
Toplam yatırım tutarı açısından ise termal ve sağlık turizmine yönelik beş yıldızlı konaklama tesisleri ilk sırada yer aldı. Üç başvuru ile yaklaşık 4,84 milyar TL yatırım taahhüdüne ulaşan bu alan, toplam yatırım büyüklüğünün yaklaşık yüzde 40’ını oluşturdu. Bu durum, TR33 Bölgesi’nin jeotermal kaynak potansiyelinin yüksek katma değerli turizm yatırımlarına dönüştürülmesi açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Programın dikkat çeken bir diğer sonucu ise tarımsal atıklardan katma değerli ürün üretimine yönelik projelerde görüldü. Görece düşük yatırım tutarına rağmen yüksek istihdam kapasitesi sunan bu yatırımların, bölgesel kalkınma ve kırsal istihdam açısından önemli katkılar sağlayacağı öngörülüyor.
Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın TR33 Bölgesi’nde hem büyük ölçekli sermaye yatırımlarını hem de istihdam odaklı üretim girişimlerini harekete geçirdiği görülüyor. Başvurular; bölgenin jeotermal kaynakları, sanayi altyapısı, tarımsal üretim kapasitesi ve turizm potansiyelinin yatırımcılar tarafından bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildiğini ortaya koyuyor.
